Ankaralılar ‘Halkın Şöleni’nde buluştu

Türkiye Komünist Partisi tarafından İstanbul ve İzmir’de yapılan “Umuda, örgütlülüğe, halkın şölenine çağrı!” başlıklı buluşmaların üçüncü ayağı Ankara’da yapıldı.

Ankaralılar, Yenimahalle Belediyesi Nâzım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi’ni tıklım tıklım doldururken, coşkulu etkinlik video gösterimiyle başladı.

Video gösteriminin ardından sahneye şarkılarıyla Yapıcılar grubu çıktı.

‘OLAY YERİNİ İNCELEYİN, ALTINDA SERMAYE SINIFI ÇIKACAKTIR’

Ardından TKP İl Başkanı Devrim Koçak kürsüye çıktı. “21. yüzyılın on dokuz yılını geride bıraktık. Neredeyse yüzyılın beşte biri geride kaldı. Bu yüzyılın perdesi sosyalizmin geri çekildiği bir dünyada açıldı. 21. yüzyılın geride kalan on dokuz yılı, sermaye düzeninin, dünyanın dört bir tarafında emekçilere saldırılarıyla geçti” diyen Koçak, “Dünyanın neresinde bir ağaç kesiliyorsa orada bir patronun kar hırsı vardı. Dünyanın hangi şehrine bomba düşüyorsa, arkasında uluslararası bir şirketin yağma hevesi vardı. Özelleştirlen her hastanede, paralı hale gelen her kamu hizmetinde, yüzü gülen sermaye sınıfı oluyordu. İstismara uğrayan çocuğun da katledilen kadının da sorumlusu sermaye düzeniydi. Bugün insanlığa yakıştıramadığımız, bu nasıl bir insalık dediğimiz her bir olayın üstündeki parmak izini tespit edin, olay yerini inceleyin altından sermaye sınıfı çıkacaktır” ifadesini kullandı.

‘2020 YILINDA UMUDUMUZLA ARAMIZA HİÇBİR ŞEY GİREMEYECEK’

“Bugün bu salonda bizimle birlikte olan, semt evlerinde bir araya gelenler, Patronların Ensesindeyiz ağıyla buluşanlar, liseliler, TKG’liler umutsuzluğa da örgütsüzlüğe de verilen en güzel en güçlü cevaptır” diye konuşan Koçak, sözlerini şöyle sürdürdü:

Aranızdan bazılarını okul arkadaşı davet etti, biliyorum mahallede kapı komuşunuz, partinin etkinliği var buyur birlikte gidelim dedi size, teneffüste meslektaşı tarafından çağrılan oldu, fabrikada çay paydosunda eline davetiye tutuşturulan. Biliyorum, içinizden bazıları ilk kez komünistlerin bir buluşmasına geliyor, kimileriniz hayatının ilk 1 Mayısı’na TKP’nin kortejiyle katılmıştı. Ve kimileriniz çoktan sosyalizmin gönüllüsü oldular bile.

Sizleri davet edenler, Ankara örgütünün her bir militanı, üyesi, gönüllüsü tek bir amaç için çalışıyor. Sömürücüye yalnız yakalanma, savaş çığırtkanın karşısında yalnız yakalanma, okulda polise, iş yerinde patrona, hastane de idareciye yalnız yakalanma, örgütsüz kalma, umutsuz kalma. Güzel ankaramızın bu puslu kışında, sokaklarında bir hayalet dolaşıyor. Ermayaman’da, İncesu’da, Seyran’da, İlker’in tepelerinde. Şehir hastanesinin koridorlarında, fabrikaların bahçelerinde, okulların dersliklerinde, güzel Ankaramızın sokaklarında, mahallelerinde, bulvarlarında, iş yerlerinde umudun, örgütlülüğün sosyalizmin hayaleti dolaşıyor.

Sizlere ulaştırdığımız davetiyelerde şöyle yazıyordu, “umuda örgütlülüğe halkın şölenine çağrı, 2020’yi kazanmak için” 2020 yılında umudumuzla aramıza hiçbir şey giremeyecek!” dedi.

Koçak’ın konuşmasının ardından şarkılarıyla sanatçı Gülcan Altan sahneye çıktı. 

Etkinlikte çok sayıda ülkeden komünist ve işçi partisinin gönderdiği video mesajlar gösterildi.

Altan’ın ardından sanatçı Orhan Aydın sahneye çıkarken, Nâzım Hikmet’in “Seni Düşünüyorum” adlı şiirini okudu.  

‘PARTİ BİR OKULDUR, BİRLİKTE MÜCADELEYİ ÖĞRETİR’

Aydın’ın ardından sahneye TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan çıktı.

Aydın’ın okuduğu şiire atıfla sözlerine başlayan Okuyan, “Nâzım Hikmet ne güzel söylemiş partisi için, TKP… Türkiye Komünist Partisi. Bu üç sözcükten birini çıkarın anlamsızlaşır, bir şey ekleyin yine anlamını kaybeder. Gelin bu üç sözcüğe yakından bakalım. ‘Parti’den başlayalım, parti taraf olmak, ortak irade oluşturmaktır. Parti bir okuldur. Kimimiz okuma yazmayı, kimimiz ‘ben değil biz demeyi’ öğreniriz. -Şarkılarımızı birlikte söylemeyi ve en önemlisi birlikte mücadele etmeyi öğreniriz. Parti aynı yolda yürüyenlerin yoldaşlık ettiği yerdir, parti bir mücadele örgütüdür, taraf olmaktır. Parti bir şirket değildir. Biliyor musunuz, günün birinde TKP’nin ev sahiplerinden birisi bize “kazancınız iyi mi?” diye sordu. Niye biliyor musunuz, Türkiye’de parti olmayan partilerin hepsi şirkettir, tekkedir ama hiçbiri parti gibi parti değildir. TKP, Türkiye’de gururla partiyim diyebilecek tek partidir” dedi.

Okuyan, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

‘İLLA SAVAŞ DİYORLARSA HATIRLATIRIZ, SONRA AĞLAMASINLAR’

Sonra Türkiye… Sevgili ülkemiz… Ayağa kaldırıp, sosyalist bir düzen kuracağımız ülkeyi tarif ediyor. Biz bunun yanında dil farkı bilmeyiz, din farkı bilmeyiz diyoruz… Onlar da sınır tanımıyoruz diyorlar, her yere asker gönderiyorlar, işgal ediyorlar. Biz sınırları kaldırıp kardeşçe, özgürce eşit bir düzen kuracağız. Bu alçaklar ise illa savaş çıkaracağız diyorlar, tekellerin ve kendi çıkarları için. Biz savaşa karşıyız ama illa savaş diyorlarsa tarihe bakın deriz. Birinci Dünya Savaşı’nı çıkardılar, milyonlarca yoksul öldü, patronlar daha fazla zengin olmak istedi. Ancak 1917’de büyük insanlık ayağa kalktı, çok büyük bir bölgede sosyalizm kuruldu, işçi sınıfı iktidara geldi. Savaşın hemen sonrasında bu topraklarda Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

İlla savaş diyorlarsa hatırlatırız, sonra ağlamasınlar.

İkinci Dünya Savaşı… Krizdeki ekonomilerini ayağa kaldıracaklardı, yok edeceklerini düşündükleri Sovyetler’in orak çekiçli bayrağı Berlin’de dalganlandı, sosyalizm yeni coğrafyalarda zafer kazandı. O savaşlarda insanlar acı çeker ama o savaşların sonunda mutlaka insanlık ayağa kalkar. Hatırlatalım, tezkerelere bu kadar merak salmasınlar…

‘TKP GÖĞSÜNÜ GERE GERE BU ÜLKENİN PARTİSİYİM DİYOR’

Dünyanın her yerinde komünistler ülkeleri için kanlarını döktü, bizim kurucu kadrolarımız da bu ülkenin işgal günlerindeki mücadelede öldürüldü. Anadolu işgal edildiğinde buraya ilk yardım elini uzatan Rusya’daki komünist parti oldu. İzmir işgal edilmeye çalışılırken Yunan komünistler işgale karşı çıktıkları için öldürüldü. Türk, Rus, Yunan komünistleri…

Dünyanın her yerinde işgale karşı direnen komünistlerdi. Avrupa’nın neresine giderseniz gidin ülkesi için kanını dökenler komünistlerdir, diğerleri işbirlikçidir. TKP bu yüzden göğsünü gere gere ben bu ülkenin partisiyim diyor.

İŞÇİ SINIFI KURTULURKEN İNSANLIĞI DA KURTARACAK’

Geliyoruz K’ya, Komüniste. Çok güzel bir sloganımız var; “Fabrikalar, Tarlalar, Siyasi İktidar Her Şey Emeğin Olacak.” Bundan daha güzel programımızı açıklayan bir slogan olabilir mi? Eğitim, sağlık, ulaşım her şey ücretsiz olacak. İşçi sınıfı kurtulurken insanlığı da kurtaracak. Krizin olmadığı, yoksulluğun olmadığı bir düzen kuracağız, o yüzden biz komünistiz. O yüzden komünist sözcüğüne asla sırtımızı dönmeyiz, ihanet etmeyiz.

‘TKP KOMÜNİST BİR TOPLUM KURULUNCAYA KADAR YAŞAMAYA DEVAM EDECEK’

Dünyanın neresine giderseniz gidin komünistler vardır. Bazı yerlerde az, bazı yerlerde insan selidir. TKP, bu ülkede komünistlerin temsilcidir. O güzel K, bizim her şeyimizdir. Biz TKP adını aldığınızda kuramazsınız dediklerinde laf olsun diye değil, gerçeği söylemek için şunu söyledik, TKP, bu üç sözcük herhangi bir üç sözcük değildir! Bu parti açılıp kapanabilir bir parti değildir, biz bu isimle mücadele edeceğiz dedik. TKP 100 yıldır yaşıyor, komünist bir topluma ulaşıncaya kadar da yaşamaya devam edecek.

TKP örgütlenmeye, örgütlemeye çalışıyor. TKP çoğalmak zorunda, çoğalıyor da, daha da çoğalacağız.  Bizim çok güzel bir sözümüz var, nerede bir TKP’li varsa, parti oradadır. TKP hayatı örgütlemeye çalışıyor. Bu salonda farklı duruyoruz, örgütlüyüz. Bu salonda henüz örgütlü olmayanlara dost elimizi iletiyoruz, gelin diyoruz.

Bu alçaklara, bu sömürücülere bırakmayacağız bu güzel ülkemizi ve dünyamızı.

100. yılımız için iki sloganımız var, “Yaşasın Türkiye Komünist Partisi” ve “Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez.” Emekçi halkımıza söz veriyoruz, TKP’yi yaşatacağız! Zalimleri ve sömürücüleri de örgütlü halkımızla yeneceğiz.”

Etkinlik Yapıcılar grubunun şarkılarıyla son buldu.