BAYRAMIMIZI GÜNEŞLİ GÜZEL GÜNLERDE KUTLAYACAĞIZ!

Bugün memleketimizin hafızalarına ‘’Çocuk Bayramı’’ olarak kazınmış, Türkiye’nin bağımsızlığının simgelerinden biri olan Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100. yıl dönümü. 100 yıl önce memleketimizde filizlenen bağımsızlık ve aydınlanma mücadelesinin kazanımları zaman içerisinde ortadan kaldırılmış; kazanımlar yerini patronların egemenliğine ve sömürüsüne bırakmıştır.

Memleketimizin kurucularının bize armağan ettiği ülkemizde, bugün bir çocuğun bayram kutlaması mümkün değildir. 

En temel ihtiyaçlarından ve eğitim hakkından yoksun bırakılan milyonlarca çocuk çalışmak zorunda kalmakta,  kendisi ile birlikte ailelerinin geçimlerini sağlamak için fabrikalarda, restoranlarda, atölyelerde sömürülmektedir.

Meslek lisesi öğrencilerinin emeği, staj denilen bir projeyle patronlara peşkeş çekilmektedir. Bu da yetmiyormuş gibi salgın günlerinde ‘dayanışma’ adı altında meslek liseliler çalıştırılmakta, üretilen ürünler başka ülkelere siyasi rant sağlamak için satılmaktadır.

Milyonlarca liseli bugün eğitimden mahrum kaldığı ve patronların çıkarı uğruna çalışmak zorunda bırakıldığı gibi, geleceksizlikle baş başa bırakılmaktadır.

Bizleri en temel haklarımızdan mahrum bırakanlar ise Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor. Çocuklarımızın açlık sınırının altında yaşadığı bu ülkede patronların, onların siyasi temsilcilerinin ‘Çocuk Bayramı’nı kutlaması ikiyüzlülüktür.

Bizler bu düzenin değişmesi gerektiğini düşünen, henüz çocuk yaşta sömürü çarklarına yerleştirilen çocuk işçiler, meslek liseliler; eğitim hakkından mahrum bırakılan gençleriz. Mücadelemizle bu düzeni değiştirebileceğimizi, eşit ve aydınlık yarınları kurabileceğimizi biliyoruz. Bizler kutlamalarımızı, patronların bu çirkin düzeninde kutlanan sözde bayramlarda değil, eşitliğin ve özgürlüğün memleketimize egemen olduğu, sosyalizmin kızıl bayrağının üstümüzde dalgalandığı günlerde yapacağız!

Bu düzen değişmeli!