“Gelecek” Piyesine Genç Oyuncu Arıyoruz !

Zaman, genç olmak için çok zor bir zaman. Genel olarak insan olmak için zor bir zaman fakat genç insanın dinamiklerinin asla hazmetmediği, hazmedemeyeceği bir zaman. 

Sokakların, dışarısının gençsizlikten yaşı büyüdü, canı çıktı, bizim de evlerde canımız çıkıyor. Eşimiz, dostumuz, ailemiz kovid-19’a terkedilmiş iş yerlerinde çalışırken sokakların, kafelerin, sosyalleşme alanlarının tehlikeli olduğu söyleniyor. Çaresiz, tıkıldık bekliyoruz.

Boş sıralarımız tozlandı. Ülkenin geleceğini karartan her türlü operasyon yapılırken boş sıralarımızdaki o tozları uçurmak için hiçbir şey yapılmıyor. Okullarımızı, kampüslerimizi, arkadaşlarımızı, kantinlerdeki adi karton bardakta el yakan tat vermeyen çaylarımızı özledik.

Üstüne üstlük uzun zamandır yaşadığımız gelecek kaygısını ya da direkt geleceksizliği şu an dört duvar arasında yaşıyoruz. Yine dört duvar arasında kredi borçlarımız artıyor, genç işsizlik artıyor, artıyor da artıyor. Pusulayı şaşırdık, şaşırttılar.

Daha bir çok sorun sayılabilir, bir çok şeyden yakınılabilir, bir sürü şey şikâyet konusu olabilir. Yukarı bile bakmamız istenmiyorken sorunları cilt cilt kitaplara dökebiliriz. Ama artık çözüm sunmayan, hareketsiz piyeslerin vakti geçti, biletleri yandı. Artık yeni bir piyesin bizzat oyuncusu olma vakti; piyesin ismi, Gelecek.

TKP 17 Şubat’ta bir çağrı yaptı: https://tkp.org.tr/tr/haberler/turkiye-komunist-partisi-2023-icin-cagiriyor

Çağrıda AKP’nin neden çekip gitmesinin gerektiği, tek başına neden AKP’nin çekip gitmesinin yetmeyeceği, Millet ittifakının neden hiçbir şekilde alternatif ya da kurtuluş olamayacağı ve de nasıl bir yolun kurtuluşa çıkacağı gibi soruların cevabı var.

Bu çağrı ve davetiye memleketin işçilerinin, emekçilerinin, kadınlarının, aydınlarının, sanatçılarının ve de gençlerinin çağrısı ve davetiyesi. Ne gericilik karşısında, ne emperyalizm karşısında, ne piyasacılık karşısında elimiz kolumuz bağlı değil, aksine onların elleri kolları bağlı. Bağlı ve güçsüz ellerinin arasında boğulmamızın tek sebebi gücümüzün farkında olmamamız.

Yakın zamanda ne kadar güçlü olduğumuzun nüveleri ortaya çıkmaya başladı. Ne aşağı baktık, ne coplarından çekindik, gidemesek de okulumuza sahip çıktık, sıra arkadaşlarımıza sahip çıktık. Ne biber gazları özgürlük tutkumuzu ciğerlerimize doldurmamamıza yetti ne de kelepçeleri ellerimizi kollarımızı bağlayabildi.

Mücadeleler devam edecektir, neyimizi aldılarsa geri alacağız, neyimiz kaldıysa vermeyeceğiz. Bu zamana kadar görmediğimiz, bilmediğimiz ama bize ait olan birçok şeyi de alabiliriz. Ama bunu yapabilmemizin şartı örgütlülük, ne istediğimizi bilmek, gücümüzü nasıl ve neye karşı birleştireceğimizi bilmek, sınıfımızı bilmek, safları örmek. 

TKP’nin çağrısı “onlardan” olmayan herkesin çağrısı olduğu gibi gençlerin de çağrısı. Ve biliyoruz ki toplumun diğer emekçi insanları gibi gençlerin de cephesi kirli ittifaklar, kişiliksiz düzen siyaseti, omurgasız ve alçak siyasetçiler değil sınıfının, partisinin cephesidir, yanıdır.

“Bu ülkenin emekçileri, yurtsever aydınları, bağımsızlık ve aydınlanma neferleri, sömürü düzenini yıkarak eşitlik bayrağını dalgalandırmayı isteyen devrimcileri olarak 2023’e biz de hazırlanmalıyız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılında, ‘Yeniden Cumhuriyet’ fikrinin ete kemiğe bürünmesini sağlamalıyız. Halkçı, Laik, Bağımsız, Sosyalist bir Emekçi Cumhuriyeti.

2023 yılında Sosyalist Cumhuriyet’in gerçek bir seçenek hâline gelmesi, ülkemizin geleceğinin piyasacı, gerici, işbirlikçi güçler arasındaki çekişmeye teslim edilmemesi için kolları sıvayalım. Hep birlikte…

Partinin yaklaşım ve programını benimseyen yurttaşları partimizde örgütlenmeye, TKP Gönüllüsü olmaya çağırıyoruz.”

İlerisi için “onların” karanlık piyesine karşı bizim de piyesimiz var; aydınlık dolu. Bu piyesimiz için genç oyunculara da davetiyemiz var. Hem yazıp hem oynayacak mıyız?

Sedatcan Besli