Katilleri yıllarca korudular, şimdi de konuşturuyorlar

Türkiye tarihinin en aydınlık yüzleri aynı çetelerce yıllarca katledildi. Hem de akla dahi gelmeyecek en aşağılık, en onursuz yöntemlerle.

Ve hepsine aynı iftiralar atıldı, atılmaya da devam ediliyor: Din düşmanıydılar, vatan hainiydiler, dış güçlerle iş tutuyorlardı.

Yeryüzünün en büyük terör örgütü olan NATO’nun beslediği, semirttiği kamplarda aylarını geçirenler, cemaatlerle iş tutup memleketimizi mahvedenler hâlâ utanmadan bu lafları etme cesaretine sahipler.

Bu da bizim ayıbımız.

Bahçelievler Katliamı’nın faillerinden Haluk Kırcı, gerine gerine, Beyazıt Katliamı yaşanmamışçasına “Katliam yapacak olsak okulun önüne giderdik” diyebilmesi bizlerin ayıbı.

Ancak söylemek zorundayız!

NATO ordusuna secde edenlere bu cesareti veren düzenin ta kendisidir!

Kanla beslenen bu katillerin ellerini kollarını sallayarak dolanmasına göz yumanlar, kendisini kuruluş kongresinde ağırlayan “muhalefet partileri” ve bu partilerin stratejik ortaklarıdır!

77’de Bahçelievler’de katledilenlerin yaşıtı olan bizlerin en büyük hatası bu rezil düzene son verememiş olmamızdır.

Ancak aklımıza, yüreğimize, bu memleketin topraklarına bir sözü kazıdık:

“Sabahın bir sahibi var

Sorarlar bir gün sorarlar “