Komünist gençlik örgütleri Avrupa’daki pandemi manzaralarını anlattı

Komünist gençlik örgütleri Avrupa’daki pandemi manzaralarını anlattı

Covid-19 salgını Türkiye’de olduğu gibi dünyanın başka ülkelerinde de kapitalist devletlerin mücadele yöntemleri nedeniyle tartışma yarattı. Akdeniz’deki ‘gerilim’ de bölgedeki gençliği doğrudan ilgilendiren bir başka konu. Komünist Gençlik Örgütleri sorularımızı yanıtladı.

Komünist Gençlik Örgütleri dünyanın birçok noktasında gençliğe dair ortak sorunlara karşı farklı bir düzen ufkuyla mücadele ediyor. Avrupa Komünist Gençlik Örgütleri Toplantısı (MECYO) Türkiye Komünist Gençliği’nin de içerisinde bulunduğu bir komite öncülüğünde her yıl farklı ülkelerde toplanıyor. Elbette özellikle komşu ülke komünistlerinin birlikte çalışmasının ayrı bir önemi olduğunu söyleyebiliriz. Aslında pandemi de sorunların ne denli ortak olduğunu ortaya koydu, işsizlik, yoksullaşma gibi hayati sorunlar hızla derinleşti, emperyalizmin savaş tamtamları çalmaya devam etti. Biz de bu konuları farklı ülkelerden yoldaşlarımızla değerlendirmek istedik.

İspanya pandemiden en ağır biçimde etkilenen Avrupa ülkelerinden biriydi. Bunun nedenlerinden birinin sağlıkta atılan özelleştirme adımları olduğunu söyleyebilir miyiz? CJC temel hakların dahi özelleştirilmesinin gençlik üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu, geleceklerini nasıl etkilediğini düşünüyor?

Komünist Gençlik Kolektifleri (CJC): Halk sağlığına yatırımlarda yıllardır süren düşüş ve atılan özelleştirme adımları bu krizle eksik ekipman, eksik tesisler ve sağlık uzmanlarının eksikliği eşliğinde yüzleşmemize sebep oldu. Bu eksiklik ortaya çıkan vaka sayılarıyla da açıkça ortaya kondu diyebiliriz. Kamu sağlığı sistemi dağılmanın eşiğindeyken işçilerin korunmaksızın çalışmaya devam etmesi, özellikle de genç işçilerin riskli koşullarda ücretsiz veya “gönüllü” biçimde çalıştırılması, özel sağlık sektörünün kârlarını arttırmayı sürdürmesini ve ücretsiz sağlık hizmetlerine erişimdeki kısıtları arttırıyor.

Aynı şekilde sosyal alanda ve iş alanında en büyük darbeyi alanlar gençler oldu. İşsizlik şu an yüzde 39.6 seviyesine çıktı. İşten çıkarmalar, geçici çalışma düzenlemeleri yahut işçi haklarının ortadan kaldırılması, pandemi döneminde özellikle gençler için yaygınlaşan sorunlardı. Eğitim alanında da yıllardır devam ettirilen özelleştirme süreci birçok evde eğitim eşitsizliğine yol açtı. Çevremizde yaşanan bu olaylar, artan kırılganlık ve belirsizlik hâli bizlerin de anlamlı ve değerli hayatlar sürmesini imkânsız kılıyor.
Salgınla birlikte büyük bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Bu umutsuz tablo ise bizi güçlerimizi kapitalist sömürü karşısında yan yana getirmeye, kârlarını hayatlarımızın önüne koyan sisteme karşı savaşmaya itiyor.

Akdeniz’de emperyalist çekişmenin şiddetlendiği bir dönemde Kıbrıs bölgenin tam ortasında bir ada ülkesi olarak duruyor. Geçtiğimiz 5 ayda da pandeminin bu gerginliği yatıştırdığını değil tam tersine arttırdığını gördük. Bölgedeki ülkelerin tamamı sermaye sınıflarının ajandası doğrultusunda hareket etmeyi sürdürdü. Çatışmaya zemin hazırlayan bu atmosfer Kıbrıs’taki gençleri nasıl etkiliyor, sizce bölgede barış nasıl tesis edilecek?

Birleşik Demokratik Gençlik Örgütü (EDON, Kıbrıs): Kıbrıs gençliği bölgede yaşayan her genç gibi emperyalizmin planlarının onay vermese de bir parçası olma tehlikesini yaşıyor. Ancak bizim durumumuz biraz farklı, yalnızca geleceğe dönük bir tehlikeden değil şu anda da yurdumuzun işgal edilmiş olmasından bahsediyoruz.
Bölgedeki diğer çoğu ülke için bu gerginliklerin medya veya devlet liderleri aracılığıyla yükseltilmesi, elbette söylem bazında kaldığı müddetçe, ülke gündemini pek etkilemiyor. Bu durum Kıbrıs’taki barış sürecinin uzamasına ve dahası, yıllar geçtikçe statükonun kalıcı hâle gelmesi tehlikesine neden oluyor. 

Bu, Adamızın kalıcı şekilde ikiye bölünmesi, Kıbrıs Türklerinin kimliklerinin yok olması ve savaş tehdidinin sürekli artması, yani emperyalizmin zaferi anlamına gelecek. Bu yüzden, sayısız BM Güvenlik Konseyi önergesinde saptandığı gibi ve herhangi bir yabancı garantör olmadan Kıbrıs’ın iki toplumlu, iki bölgeli federal ve bağımsız bir devlet olarak iki toplumun da eşit yurttaşlık ve haklara sahip olduğu biçimde tek vatandaşlıkla birleşmesinde ısrarcıyız. 

Dahası gençliği milliyetçi propagandadan korumak ve emperyalizmin kendi çıkarları adına kanlarını dökmesine izin vermemek bizim görevimiz. Dostluğa, dayanışmaya ve halklarımız için barışa dair fikri güçlendirmeye, ortak düşmanımızın emperyalizm olduğunu anlatmaya devam edeceğiz. Ancak bu şekilde ortak mücadelemiz ile, barış içinde bir dünyayı, sosyalizmin dünyasını inşa edebiliriz.

KNE ve KKE salgın esnasında dahi işçilerin, özellikle de sağlık emekçilerinin haklarına karşı gerçekleştirilen saldırıları durdurmak için eylemler yaptı. Bir yandan genç işçilerin de bu saldırılardan nasibini aldığını biliyoruz. Örneğin Türkiye’de, geçmişte işçi sınıfının elde etmiş olduğu birçok kazanım salgın bahanesiyle yok edilmiş durumda. Yunanistan’da da durumun aynı olduğunu söyleyebilir miyiz, KNE bu saldırılara karşı ne yapmayı planlıyor?

Yunanistan Komünist Gençliği (KNE): Yunanistan, Türkiye ve tüm kapitalist dünyadaki son gelişmeler tekrar ispat etti: Kapitalizmde güvenli cennetler yok, yalnızca gençler ve halklar için çalışma kampları var.

Covid-19 salgını, yeni kapitalist ekonomik kriz, emperyalist savaşlar ve çatışmalar dünya gençlerinin sorunlarının ne denli ortak olduğunu gösteriyor. Bir yandan da bu sorunların çözümü gençlerin güncel ihtiyaçları için verilecek ortak mücadele. Bunun ancak yeni bir düzenle, sosyalizm-komünizmle mümkün olduğu ise her gün tekrar tekrar ispat ediliyor.
Bu koşullar altında KNE ve KKE, halk düşmanı sopayı SYRIZA’dan devralıp işçi ve halk karşıtı uygulamaları arttıran, ülkemizi emperyalist AB ve NATO’nun planlarına alet eden ve ABD ve İsrail ile ilişkilerini güçlendiren Yeni Demokrasi hükümetine karşı mücadele ediyor. 

Yunanistan’daki genç komünistler, işçi sınıfı mücadelesine genç işçileri katarak omuz veriyor ve bir yandan da lise ve üniversitelerdeki sınıf odaklı öğrenci hareketine, anti-kapitalist ve anti-tekelci bilinci aşılayarak süreklileşmiş sorunların aşılmasına öncülük ediyor. Sermayeye karşı, kapitalist barbarlığı alaşağı edecek mücadelede gençlik bu sayede büyük bir rol oynayabilir, halk karşıtı saldırılara cevap vererek galip gelebilir. Bunun için KNE’nin sürdürdüğü önemli çalışmalardan bazıları şunlar;

Temmuz’da düzenlenen 29. Anti Emperyalist Kamp,

4 aydır genç işçi ve işsizlere dönük sürdürdüğümüz “Görünmez kahramanlar asıl özneye dönüşmeli” kampanyasının Eylül’de sonlanması,

“Özgürce nefes almamız, yaşamı kazanmamız için sosyalizm!” başlığıyla gerçekleştirdiğimiz 46. Odigitis Festivali.

Eminiz ki Türkiye’de bu yıl TKP’nin 100. yaşını kutlayan komünist gençler de mücadelelerinde çok daha ileri adımları atmayı başaracak.

Sosyalizm kazanacak!

KUMSAL YILDIRIMLI