Komünist Topluma Mektup

 Merhaba aydınlık geleceğimizin aydınlık insanları,

 Merhaba sevgili yoldaşlar,

 Sizlere dünya emekçi sınıfları için çok özel ve anlamlı bir günden sesleniyorum. Evet, bugün 1 Mayıs. Maalesef içinde bulunduğumuz karanlık çağda 1 Mayıs dünya emekçileri için bir bayram, kutlama yapılacak bir gün değil. Çünkü bugün dünyamızda hala küçük bir azınlıktan oluşan asalak sınıfın, hayatı emeğiyle var eden çoğunluğun üzerindeki tahakkümü sürüyor. Bugün hala, dünyamızın neredeyse her yerinde emekçiler günün uzun saatleri çalışıyor, insanca bir yaşamdan mahrum bırakılıyorlar. İşçiler gerekli önlemler alınmadığı için yaşanan iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. İş bulamayanlar açlıktan, yoksulluktan ölüyor veya en temel ihtiyaçlarını karşılayamadan yaşamayı insanlık onuruna yediremedikleri için intihar ediyor. Bugün hala, emekçiler bitmeyen savaşlarda kitlesel bir biçimde ölüyor. Kadın ve erkek arasındaki eşitsizlik sürekli perçinleniyor. Sayısız kadın tecavüze uğruyor, cinayete kurban gidiyor.

 Tam da şu günlerde Covid-19 virüsüyle boğuşurken, bilimin gelişme düzeyine rağmen; alınan önlemlerin, sağlık hizmetlerine ayrılan bütçelerin yetersizliğiyle, emekçilerin canları hiçe sayılarak işe gitmeye mecbur bırakılmasıyla, kapitalizmin insanlığı salgın hastalık karşısında ne kadar çaresiz bıraktığını bizzat deneyimliyoruz. Her gün yüzlerce, hatta binlerce insan; yaşamının hiçbir değeri yokmuş, hayatı ve ölümü yalnızca bir rakamdan ibaretmiş gibi çeşitli sebeplerle düzen tarafından ölüme itiliyor.

 Çok mu korkunç tasvir ettim dünyamızı? Savaşlar, yoksulluk, eşitsizlik… Eminim bunlar sizin için tarih kitaplarında okuyup da hayret ettiğiniz olgulardır, hatta belki bu sözcüklerin karşılığı sizin dilinizde bulunmuyordur bile. Merak etmeyin, sadece kötülüklerden ibaret değil dünyamız. Yaşamdan, insanlıktan umudu kesmek de yakışmaz bize, zaten nasıl kesebiliriz ki? Karanlık gecelerde nasıl gökyüzünde parlayan irili ufaklı yıldızlar varsa bizim de üniversite kürsülerinden aydınlanma mücadelesini sürdüren aydınlarımız, insanca bir yaşam için haklarını arayan emekçilerimiz var. Piyasanın prangalarını giymeyi reddeden sanatçılarımız, eşitlik mücadelesinden bir an olsun geri adım atmamış kadınlarımız var. Geleceğini piyasacılık ve gericiliğe teslim etmemek için, bütün enerjisiyle mücadele eden gençlerimiz var. Ve elbette, dünyanın dört bir yanında; insanlığın sınıfsız, sömürüsüz bir topluma giden mücadelesine yol gösteren kutup yıldızımız, yani komünistler var. Kısacası biz varız, biz varsak umut da var! Biliyoruz; yolumuz uzun, önümüz karanlık görünüyor. Ama eşit ve özgür bir dünyaya dair kurduğumuz düş yolumuzu aydınlatıyor. Her birimizin aklında ve kalbinde yanıyor bir meşale gibi.

 Sanıyorum sizlerden bir konuda özür dilememiz gerekiyor. Sizlere doğal güzellikleri talan edilmiş, geleceğimiz için gereken kaynakları hunharca yağmalanmış, savaşlarda harap edilmiş, iklim krizleriyle boğuşurken dengesi şaşmış bir dünya miras bıraktık. Ne yazık ki koruyamadık dünyamızı onu kendi malı gibi gören bu arsız sınıfın saldırılarından. Güçsüz olduğumuzdan değil de aslında, gücümüzün farkına varamadığımızdan… Umuyorum ki, tüm insanlığın hizmetine sunulan bilim anlayışınızla ulaşabileceğiniz bilimsel ve teknik gelişmeler sayesinde bu sorunları aşabilmişsinizdir. Zaten Marx’ın da dediği gibi: “İnsanlık önüne koyduğu her gerçek sorunu aşar.” Bugün insanlık için en acil sorun kuşkusuz kapitalizmken sizin ufkunuzda kim bilir nasıl mücadeleler, bunların sonucunda elde edilecek nasıl ilerlemeler vardır… Belki bugün bizim çözülemez gördüğümüz denklemleri çözmüşsünüz, evrenin ulaşılmaz gördüğümüz köşelerine ulaşmışsınızdır. Bizim hayal dahi edemeyeceğimiz teoriler üzerinde çalışıyordur komünist toplumun bilim insanları.  

 İnsanlığın ileriye doğru şanlı yürüyüşü sürüyor. Zaman zaman yerimizde duraksıyor, hatta geri gidiyor gibi görünebiliriz ama insanı insan yapan şey, yani iyi ve doğru olan için mücadele etme içgüdüsü oldukça tarih de ileriye doğru akacaktır. Merak etmeyin, geliyoruz. Kitaplarımızı kuşandık, kol kola girdik, dilimizde en güzel şiirlerimiz, şarkılarımız…

 Geliyoruz.

Nida Yaren Yılmaz