PEKİ SEN KİMSİN?

Geçtiğimiz haftalarda AKP Gençlik Kolları’nın sosyal medyada paylaştığı “Sen Kimsin?” adlı video ile birlikte gençlik üzerine yeni bir tartışma başladı. AKP ve AKP karşıtlığı arasında sıkışan bu tartışmada farklı bir yol açmak isteyen komünist gençlerin tartışmaya nasıl yaklaştığına dair bir şeyler söylemeden önce sorunun kendisini ve ilgili videoda yaratılmak istenen gençlik algısının nereye oturduğunu anlamak gerek. Bu kavrayış tartışmanın içinde doğru yolu bulmamız için bizim pusulamız olacak.

Bizlere sorulan o önemli soruyu düşünelim; “Sen Kimsin?” kişisel bir soru olarak soruluyorsa buna birçok bireysel cevap verebiliriz. En basitinden ben mühendisim ve gezmeyi seviyorum gibi kişinin kendisiyle ilgili ve “genelde” siyasî bir konumlanış belirtmeyen cevaplar verilebilir. Ancak sorulan soru kişisel değil toplumsal olunca yani soru herhangi bir öğrenciye değil tüm gençliğe sorulduğunda işin bütün rengi değişiyor. Bu anlamda sorulan soru artık “Hangi taraftasın?” sorusudur ve bu soruya verdiğimiz her yanıt kendimizi toplumsal ve siyasî olarak nerede konumlandırdığımızın bilgisini verir. Dolayısıyla ilk önce altını çizmemiz gereken nokta burasıdır. İlgili videoda sorulan soru ve AKP Gençlik Kolları’nın buna verdiği cevap bireysel değil toplumsaldır. Aslında sorulan soru “Sen Kimsin?” değil “Siz Kimsiniz?”dir.

Bu soruya cevap vermeden önce videoya ve AKP’nin cevabına göz atmak, neden böyle bir video paylaşmaya ihtiyaç duyduklarını anlamak, önemli. Özetlemek gerekirse, videoda tarihî ve güncel birçok figür gösteriliyor. Bu figürler aracılığıyla, “Biz buyuz, temsilcilerimiz bunlar” ve “Buradan geldik, şuraya gidiyoruz”u ifade ediyor ve ait oldukları tarafı işaret ediyorlar. Fatih Sultan Mehmet, Abdülhamid, Erbakan, Aziz Sancar, Necip Fazıl, Tayyip Erdoğan gibi çeşitli figürler görüyoruz. Bu isimler bir tarafı tarif ediyorsa figürlerin ortak bir noktası olmalı. Ancak bu noktayı doğru kavrayabilmek için AKP ve AKP karşıtlığı taraflaşması tuzağına düşmememiz gerekiyor çünkü bu suni gerilim; gerçek, tarihsel ve yararlı olan asıl taraflaşmanın üzerini örtüyor sadece. Şunu biliyoruz ki, siyasî, toplumsal bir meselenin yalnızca iki tarafı olur: ezen ve ezilen sınıf. Figürlere tekrar baktığımızda, siyasetçi olsun olmasın, tüm figürlerin tarih boyunca ezen sınıfın parçası veya ezen sınıfın çıkarına hizmet eden isimlerden oluştuğunu görürüz. Bu isimlerin ortak noktası budur ve AKP’nin ait olduğu taraf bugünün patronlarının, yani ezen sınıfın, tarafıdır.

Böyle bir paylaşım yapmaya neden ihtiyaç duydukları konusuna gelirsek videonun giriş kısmı bir itiraf niteliğinde: “Gençsin, yolun başındasın, işin çok, derdin çok”. Egemen sınıflar işler her kötüye gittiğinde kendi çıkarlarıyla ezilen halkın çıkarlarının aynı olduğunu, aynı tarafta olduklarını söylerler. Kötüye gidişin sorumlusu olmaktan kaçmak ve mevcut sömürü düzenin sürdürmek için buna muhtaçlardır. Genç işsizliğin yüzde %40’lara ulaştığı, gençlerin çok kötü koşullarda üç kuruş paraya çalışmak zorunda bırakıldığı günümüzde bu yalanı söylemek zorundalar ki patronlar kâr etmeye devam etsin, gençler örgütlenip mücadele etmeye başlamasın.

Bu soruya biz “tarafını” bilen gençlerin cevabı ise bellidir. Biz padişahlar, paşalar, şehzadeler zenginlik içinde yüzerken sefillik çeken genç toprak köylüleriyiz, Abdülhamid’in 30 yıllık istibdat rejimini yıkan ve meşruiyeti ilan eden genç İttihatçılarız, içinde yaşadığı toplumun sorunlarını ezilenlerin sesi olarak dile getirmekten korkmayan komünist şair Nâzım Hikmet’iz, birileri ABD önünde secdeye yatarken 6. filoyu denize döken Deniz’leriz, bilimin ezilen halkın çıkarına yapılması gerektiğini savunan ve bu uğurda canını veren sosyalist bilim insanı Necdet Bulut’uz, Gezi direnişinde en ön safta duran Ali İsmail Korkmaz’ız, gençlerin kurtuluşunun sosyalizmden geçtiğini bilen Hüseyin Duman’ız…

Biz gençler buradan ilân ediyoruz: Biz ait olduğumuz sınıfı ve tarafımızı biliyoruz, yalanlarınıza ve aynı gemideyiz gevezeliklerinize karnımız tok. Sizi tarihin çöplüğüne gönderene dek örgütlenmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz.

Hâlâ tarafını seçmemiş olan arkadaşlarımıza ise çağrımızdır: PEKİ SİZ KİMSİNİZ?

Boğaziçi Üniversitesi Sosyalist Fikir Kulübü, Cemali Coşkunırmak

Solcu Dergisi Kasım Sayısı