Pırıl Pırıl bir yarın, sabun balonlu günler

Orhan Kemal’in, ilk baskısı 1957 yılında yapılan Kardeş Payı öykü kitabı, 1958 yılında ‘’Sait Faik Hikaye Armağanı’’ alıyor. 19 öyküden oluşan kitapta ‘’Pırıl Pırıl’’ öyküsünden bir alıntı ile günümüze bir not düşelim. Hayatın ve sınıfın içinden…

Yazının ilerleyen bölümlerinde, Orhan Kemal’in çeşitli üretimlerinden de kimi paylaşımlar göreceksiniz.

Pırıl Pırıl’dan;

(…)

Yaklaşan ev kirasıyla delik pabuçların mosmor sıkıntısı başladı şimdi. Ne yapmalıyım? Nereye gitmeliyim? Nasıl kurtulmalıyım bu mosmor sıkıntıdan?

Dar, eğri, çamurlu sokaklardan ağır ağır dönüyorum. Meydanlık. Hâlâ çift kale oynayan küçük futbolcular…

Yeni bir sokakta, çürümeye terk edilmiş bir kamyon enkazının yanı başındaki küçük öğrenciler dikkatimi çekiyor. Yere diklemesine koyduğu tahta çantasına oturmuş kısa pantolonlu bir öğrencinin etrafına halka olmuş, onu dikkatle dinliyorlar.

Çocuğun gözünde gözlük, yüzünde bir bilimadamının ağırbaşlı ciddiliği var. ‘’Proton, pozitron, nötron’’lardan bahşediyor. Az daha sokuluyorum. ‘’Konferans’’ını kesmiyor; Atom, proton, nötron, pozitron, maddenin yapısı, atom çekirdeği…

Elindeki paslı jiletle ‘’atomun nasıl parçalandığını’’ göstermeye çalışıyor. Dizleri üzerinde bir mermer parçası, mermerin üstünde de jiletin boyuna parçalayıp ufalttığı bir kurşun çubuk!

Merakım hayranlık derecesine yükseliyor. Adi bir jiletle atomu parçalayıp çekirdeğin içindeki gücün çıkarılmaya çalışılması hiç de komik gelmiyor. Tersine. Sevincimden hüngür hüngür ağlamak, bangır bangır nutuklar çekmek istiyorum.

O….usuz, p…..nksiz, gamsız, kedersiz, pırıl pırıl yarınlara olan inancım şahlanıyor.

Mosmor sıkıntının anasını satmışımdır artık. Artık sabun balonları üfleyebilir, kırlarda doludizgin çember çevirebilirim.Futbol oynayabilirim be futbol!

Pırıl Pırıl tavsiyeler

Türk edebiyatının değerli ve önemli ismi olan Orhan Kemal’i üretimleri ve vermiş olduğu sınıfsal mücadeleden bağımsız ele almak mümkün değil.
İlmek ilmek örülmüş bir aydın. Nâzım’ın öğrencisi, yoldaşı, can dostu.
Merkezinde emek, özveri ve sonsuz hayalin olduğu bir yaşam.
Örgütlü, onurlu ve emekçi bir yaşam.

Derlemeyi tamamlayacağını düşündüğümüz, aşağıdaki üç örnekle bitiriyoruz. İlki Orhan Kemal’in Nâzım Hikmet’le tanışmasını anlattığı ses kaydı, ikincisi Bereketli Topraklar Üzerinde filminden bir sahne, üçüncüsü ise Orhan Kemal’in gözünden Sovyetler Birliği röportajı.


Orhan Kemal’in Nâzım Hikmet’le tanışmasını anlattığı, kendi sesinden derlenmiş
Tüstav (Türkiye Sosyal Tarih Araştırmalar Vakfı) kaydı dinleyebilirsiniz;

http://www.tustav.org/gorsel-isitsel/orhan-kemal-nazim-hikmet-ile-tanismasini-anlatiyor/

Öykü, roman, oyun, inceleme, anı ve sinemaya uyarlanan eserler… Orhan Kemal’in geniş üretimlerinden sinemaya uyarlanmış eserlerinden ‘’Bereketli Topraklar Üzerinde’’den bir kesit;

“Olma kula kul, öpme el ayak, kirlenmesin ağzın. Ya ver canını insan için, ya etme kalabalık dünyamıza”
https://www.youtube.com/watch?v=xKekjJ3uoLQ

Filmin tamamını ise bu linkten izleyebilirsiniz;
https://www.youtube.com/watch?v=aDQ5CGwiMP4

Orhan Kemal’in gözünden Sovyetler Birliği…

2017 yılında soL Kültür tarafından hazırlanan röportaja buradan ulaşabilirsiniz;

https://haber.sol.org.tr/kultur-sanat/orhan-kemalin-gozunden-sovyetler-birligi-217196

Gençliğin üretim yapması konusunda çeşitli zorlukların olduğu bir düzende her zamanki gibi kendi hazinemizden ilham alarak, üzerimize gelen bu karanlığı kendi silahımızla yeneceğiz.

Akıl, bilim, kültür, sanat, spor… Ve daha fazlası.
Sınıfından, toprağından, emeğinden vazgeçmeyenlerin izini sürmek. Gelişkin olanı aramak. Bizim olandan alıp, ilerisini görmek.


Orhan Kemal, Aziz Nesin, Nâzım Hikmet ve onlarca örgütlü aydın. Burası güç veriyor, umutlandırıyor ve yaşatacak. Gençliğin yaratıcılığı ve zekasıyla daha da ilerisi…

Yaman Ongun