Sosyalist Ülkelerden Yılbaşı Kutlamalarına Bakmak

Şu fikir çoğu insanın kafasına öyle ya da böyle sokulmuştur: “Sosyalist ülkelerde eğlenmek diye bir şey yoktur.”

Peki, gerçekten yok mudur? Sosyalizmin insanları sadece çalışır mı? Bu soruların yanıtını, hemen hemen bütün dünyanın kutladığı yılbaşlarında arayalım.

Sovyetler Birliği’ndeki kutlamaları inceleyelim önce. Sovyetler, dini ögelerden arındırılmış bir ülke olmasına rağmen, yılbaşı büyük bir coşkuyla; insanlığın ortak günlerinden biri olduğu için kutlanırdı. Noel Baba yoktu mesela, yerine Ded Moroz (Buz Dede) vardı. Yanında adının anlamı “kardan yapılmış” anlamına gelen, mavi-beyaz elbiseli torunu Sneguroshka’yla konuk olurdu Sovyet sokaklarına. Yılbaşı coşkusu, bütün ülkeye bir ay önceden gelirdi. Çam ağacı pazarları kurulurdu. Ded Moroz’un çocuklarla birlikte uzaya çıktığı, Lenin’in çocuklarla birlikte yılbaşı ağacının etrafında oynadığı posta pulları basılırdı. Televizyonlarda yılbaşına özel kültür-sanat programları hazırlanırdı. Bizdeki gibi izlenme uğruna kadınlar şekilden şekle sokulmaz, şarkı söylesin diye saçma sapan tipler çıkarılmazdı insanların karşısına. Uzun süre hazırlanılmış, gerçek anlamda sanatsal içerikler izlenirdi. Bütün ülkede aralık ayı boyunca, herkes birbirini kendi iş yerine davet eder, birbirine küçük sürprizler hazırlardı. Bu Sovyet geleneğine “yolka” denirdi. Yolka, çam ağacı demek. Sovyetler’de kutlanan yılbaşlarının tek olumsuz yanı, çok alkol alınmasıydı sadece… Ve kapitalist ülkelerin aksine şu “eksikti” Sovyetler’de kutlanan yılbaşlarında; yatağa aç giren çocuklar!

Teorik anlamda haklı eleştirilerin yapılabileceği, fakat Asya bloğunun fiilî olarak yaşayan tek yerelleştirilmiş sosyalist (Juche) ülkesi Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti olsun ikinci durağımız. Hani şu herkesin “asker gibi” yaşadığı ülke.

Kore’de de yılbaşı coşkusu Sovyetler’den aşağı kalır değil. Saat gece on ikiyi gösterdi mi, Pyongyang’daki Taeodong Nehri havai fişeklerle aydınlanır. O saate kadar insanlar çoktan Kim İl-Sung Meydanı’na ellerinde ışıklı çubuklarla, balonlarla çıkmış olur. KDHC’nin tamamı kadınlardan oluşan pop, rock ve füzyon stillerinde şarkı söyleyen Moranbong Band, konserler gerçekleştirir. Asırlık geçmişe sahip Lunar Yeni Yılı da, büyük coşkuyla, meydanlarda kutlanır ülkede. Herkesin “asker gibi yaşadığı” iddia edilen KDHC’de de yılbaşlarının durum bu. Tabii bu kutlamalarda da kapitalist ülkelerin aksine farklı olan şey; hiçbir çocuğun her gün olduğu gibi, yılbaşında da yatağa aç girmemesi.

Bugünlerin popüler yazarlarından George Orwell, sosyalist dünyayı “çalışmaktan başka her şey yasaklanmıştı: Sokakta yürümek, eğlenmek, şarkı söylemek, dans etmek, buluşmak, her şey yasaklanmıştı…” diye anlatır. Orwell’ın bu zırvalıklarına kulak asacağımız yok tabii ki ama “öngördüğü” sosyalist dünyayı kapitalistlerin bugünden yarattığı çok belli. Bu yıl, “çalışmaktan başka her şeyin yasak” olduğu Kore’de yılbaşı, sosyalizmin kısıtlı kaynaklarının virüsle mücadeledeki başarısı nedeniyle büyük ihtimalle yine bütün coşkusuyla kutlanacak ama “özgürlüğün başkentlerinde”, patron ceplerini korumak uğruna tedbir alınmaması nedeniyle herkes evlerine tıkılı kalacak.

Yeni yılın, beraberinde sosyalizmi getirmesi dileğiyle… Mutlu yıllar!

Yekta Armanc Hatipoğlu

KAYNAKLAR:

https://tr.sputniknews.com/foto/201701021026591330-sovyetler-birligi-yeni-yil-kutlama/

https://twitter.com/dprk_kdhc/

https://exploredprk.com/news/fireworks