Umut Orada: 1 Mayıs Alanları


Malum salgın yüzünden geçen sene bir arada kutlayamamıștık 1 Mayıs’ı. Bir arada kutlanmayan 1 Mayıs’ ın da pek bir anlamı olmaz zaten. İşçi sınıfı, bir arada olduğu zaman sınıf bilinci kazanır. Yasakların arkasında çeşitli hesaplar olsa da, Sınıf’a karşı olan sorumluluktan dolayı çıkılmadı alanlara. Kızıl bayrak, kısa süreliğine de olsa dürüldü. Ama bugün, salgının üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmişken, artık yasakların tamamen Diktatör’ün ve onu tahtında tutan patron ahalisinin keyfine kaldığı açık. Emekçiler için zaten sınırlı olan siyaset alanı tamamen kapatılmak istenmekte. Bu kapatma isteklerine karşın Sınıf’ın bayrağını alanlarda dalgalandırmak, bugün bir zorunluluk. Tabii bugünkü toplumsal düzende 1 Mayıs’ın ne kadar “kutlu olduğu” ayrı bir tartışma konusu. İşte tam da bundan dolayı; burjuva diktatörlüğüne rağmen kutlanan 1 Mayıs, Sınıf’ın aynı zamanda farklı olanı ve umudu aradığı alan halini alıyor.
Nâzım, 1 Mayıs’ta içinden taşan coşkuyu kalemiyle buluşturup “İstanbul’da 1 Mayıs” şiirini çıkarmış ortaya;


Kıpkızıl, kankırmızı bayraklarımızın alevinden
Sarı korsan bir balon gibi soldu güneş.
Ciğerlerimizde şişen türküler ateş!
Kol kola
Düştük yola
Yedikule’den amele evleri Sirkeci’ye dayandı,
Karagümrük kırmızıya boyandı.
Kasımpaşa tersaneyi yüklendi sırtına,
Geçtik köprüden
Geliyoruz:
Yol ver bize Cadde-i Kebir!
Kaldırımları söken topuklarımızla
Tokatlıyan’da göbekli mebusları tokatladık.
Osman bey’in ensesine atladık!
Zifosladık Şişli’nin kadife mantosunu!
Bugün toz kondurmuyoruz keyfimize!
Bugün “Mayıs Bir”!

Bir Mayıs’ta İstanbul
Bizim olmuş gibidir!
Hürriyet-i Ebediye tepesinde taş kesilen
Mahmut Şevket’in iskeleti!
Seni oraya diken sınıf
Zırnık kadar bile vermedi bize hürriyeti;
Yıkıl karşımızdan!
Yangınları haykıran Yangın Kulesi tepeden bakma bize
Birgün elbet
Seni borazan yapacağız kendimize,
İstanbul’un ağzı
Haykıracak kızıl inkılâbımızı!


Nâzım Hikmet’in içinden taşan umut, bize 1 Mayıs’ı kutlama gücü veren umutla aynı. Eğer içimizde, bir gün İstanbul’un ağzının, kızıl inkılâbımızı haykıracağı inancı olmasa çıkmazdık alanlara. 1 Mayıs, İstanbul’un her gün bizim olacağı günlerde gerçekten kutlu olacak. İstanbul’u, Diyarbakır’ı, Dersim’i, Ankara’yı; Türkiye’yi her gün bizim yapma mücadelesi aynı zamanda 1 Mayıs’larda alanlara çıkma. Hele çeşitli renkteki düzen partilerinin “umut” diye șeyhleri, patronları gösterdiği bugünlerde, 1 Mayıs alanlarını doldurup “ne o, ne o, asıl umut burada” demek bir görev.

Umut, düzeni değiştirme iradesiyle bir araya gelen Sınıf’ ta. Umut, sadece işçi sınıfına söz ve hesap veren Parti’de…


Yekta Armanc Hatipoğlu