WFDY’den Türkiye Yunanistan Sınırındaki İnsani Krize Dönük Açıklama

Dünya Demokratik Gençlik Federasyonu (WFDY), Türkiye ve Yunanistan sınırındaki insani krize dair bir açıklama yayımladı. Sınırda sıkışan göçmenlerle dayanışmanın ifade edildiği açıklamada aynı zamanda yaratılan utanç verici manzaradan emperyalizmin sorumlu olduğu, yapılan uluslararası antlaşmaların tamamında göçmenlerin pazarlık unsuru haline getirdiği vurgulandı.

Açıklamanın tam metni şöyle:

“Savaş, uluslararası müdahaleler ve işgaller; tüm dünyada göçün ve mültecilerin artmasına neden oluyor. Bugün, ana vatanlarından göç etmek zorunda bırakılan veya yerlerinden edilen  70 milyon insan var. Son aylarda bu facia, binlerce mülteci ve göçmenin, Ege adalarında ve Türkiye-Yunanistan sınırında kapana kısılmasıyla yeniden görünür hale geldi. Yüzlerce insan, hatta gençler ve çocuklar evlerinden kaçıyor.

Aşırı sağcılar, faşistler, milliyetçiler ve ırkçılar; göçmenleri ve mültecileri gençlerin ve emekçilerin yaşadığı sorunlardan sorumlu tutarak bu faciadan yararlanmaya çalışıyorlar. Bu suçlamalar gerçekliğin çarpıtılmasıdır ve yalnızca yönetici sınıfların çıkarlarına hizmet etmektedir.

Gençlerin ve göç etmeye zorlanan insanların çektiği eziyet, Emperyalizmin rolüne işaret etmeden anlaşılamaz.

Her şeyden önce hem Türkiye hem de Yunanistan burjuvazisinin ve hükümetinin aktif olarak katıldığı emperyalist planların, bir yandan ülkelerin dağılmasına ve halkların köklerinden sökülmesine neden olurken öte yandan kökünden sökülmüş insanları adalar ve sınırlar üzerinde kapana sıkıştırmasından sorumlu olduğunu belirtmeliyiz. Aynı zamanda bu sorumluluğu asli olarak Avrupa Birliği ve NATO gibi emperyalist güçler paylaşmaktadır. ABD, NATO ve AB, Türkiye’nin Suriye İdlib’deki operasyonunu “meşru” görüyor ve Erdoğan’a, Türkiye’deki yönetici sınıfının hedefleri için göçmenleri ve mültecileri kullanması için mazeret sağlıyor. Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki emperyalizm, zorunlu göçlerin baş sorumlusudur.

Ayrıca, çeşitli hükümetlerin ve Emperyalist güçlerin insanlık dışı politikaları bu insanların sıkıntılarını ağırlaştırıyor. AB-Türkiye anlaşması, Dublin Yönetmeliği, Türk ve Yunan hükümetlerinin politikaları vb. anlaşmalar Göçmen ve mülteci halkının zaten içler acısı olan durumunu daha da kötüleştirmekte. Bir kez daha, AB gibi emperyalist ittifakların mülteci politikalarının ikiyüzlü bir tiyatrodan ibaret olduğu anlaşıldı. Geçen haftalardaki utanç verici görüntüler, AB ve Türkiye’nin aslında emperyalist müdahalenin kurbanı olan mültecileri sadece bir pazarlık meselesi olarak gördüklerini kanıtladı. Göçmenlere karşı en yabancı düşmanı politikaları ve mesajları başlatan sistemin yönetenleri, binlerce insanı (çoğunlukla gençleri) mülteci durumuna düşürmekten sorumlu olan şiddet ve saldırganlığı kontrol edenler olduğu açıkça görülüyor.

Dünya Demokratik Gençlik Federasyonu, mülteciler için tek çözümün; emperyalist sistemin savaşlarının sonlanması olduğunu belirtiyor; Halkları ve gençleri, bu düzenden sorumlu olanlara ve bu sorunlara yol açan unsurlara karşı haklı öfkelerini yönelterek mücadelelerini örgütlemeye çağırıyor. Gençlik, hem gerici milliyetçi sesleri hem de bunu yaratan akıl dışılığı mahkum edecektir.

Birçok ülkenin göçmenlere karşı uyguladığı insanlık dışı koşulları ve sistematik baskıyı kınıyoruz.

Sığınma hakkına yönelik saldırılara ve kendi sömürülerinin derinleşmesinin lehine çalışmaya mahkum edilen göçmen ve mülteci insanlara yönelik ayrımcılığa karşıyız.

Hiç kimse iltica talebinde bulunmak veya göç etmek zorunda kalmayana kadar mücadele edeceğiz, yani bizi evimizden süren ve sefalet içindeki hayatlara mahkum eden emperyalist sistemi mağlup edene kadar.

Bu insanlık dışı politikaların sonucunda acı çeken insanlarla dayanışmamızı ilan ediyoruz.”